Kitapta yer alan bazı konu başlıklarının giriş bölümlerini aşağıda okuyabilirsiniz.



Hindistan'ın Tarihi

Hindistan’ın sıra dışı tarihi, coğrafi durumuyla yakından ilintilidir. Doğuyla batının buluştuğu bu yer, her zaman bir işgalciler cenneti olmuş, aynı zamanda da doğasından gelen kendi başınalığı ve insanı mıknatıs gibi çeken dinleri, dağlarının arasına sokulan birçok insanı etkilemiş, değiştirmiştir.Topraklarından ne kadar Persli, Yunanlı, Portekizli, Arap, İngiliz ve Çinli göçebe geçerse geçsin, yerli Hindu krallıkları bütün bunlara göğüs gerip, kendi fetih ve çöküş destanlarını kendileri yazmışlardır. Bütün bu süreçte Hindistan’ın yerel hanedanlıkları, ülkeyi ilk işgal eden Aryanlar'dan bu yana yerleşmiş bir kültürün kökleri üzerinde yükselirler. Kısacası, Hindistan her zaman için uzun süre tek bir imparatorluğun hakimiyetinde kalamayacak kadar büyük, karmaşık ve kültürel çeşitliliği fazla olan bir ülkeydi…


Din

Çeşitlilik içinde bütünlük; bu anlayış en az Hindistan’ın kendisi kadar eskidir. Hindistan, bilgeler, destanlar ve öğretiler sayesinde, bu bütünlüğü tekrar tekrar empoze etmenin birçok farklı yolunu bulmuş ve haclar sayesinde bize kadar ulaştımıştır.

Hindistan, coğrafya, iklim, yaşam biçimi, dil ve zevk açısından sayısız çeşitliliğe sahip bir ülkedir. Hiçbir kesimi için katıksız bir Hindistan’dan söz edilemez. Karşınızdaki bir Dravidyen, bir Aryan (Ari), bir Australoid veya bir Mongoloid olabilir. Saçları sarı ya da siyah, düz ya da kıvırcık, teni çok sarı veya buğday rengi, bej, esmer ya da siyah olabilir. Hindistan ayrıca aralarında dünyadaki en büyük dinlerin de yer aldığı birçok mezhep ve dine de ev sahipliği yapmaktadır. Çünkü Hindistan, onlardan bireyselliği reddeden bir uyum talep etmemiştir. Irkları, kabileleri, düşünce ve yaşam biçimlerini, her zaman kabullenmiş ve üzerlerine net bir Hint damgası vurmamıştır. Yaşamdaki idealler, erişilecek hedef, ruhani hasretler ve etik prensipler görünüşte birbirlerinden farklı olan bu insanları bir ülkede biraraya getirerek “Bharat”ı yaratmıştır.


Felsefe

“Tanrı yeryüzündeki minerallerde uyur, bitkilerde uyanır, hayvanlarda yürür ve insanlarda düşünür. Her insan tanrıdır ve insani arzulardan oluşur” -Hint Atasözü

Vedanta dünyanın en geniş ve en eski dini felsefelerindendir. Kutsal yazı Vedalar'dan oluşan Vedanta, var oluşun birliğini, ruhun tanrısallığını ve dinlerin uyumunu teyit eder. Vedanta Hinduizm'in felsefi temelini oluşturur. Ancak Hinduizm’den önemli bir farkı vardır. Hinduizm Hint kültüründen öğeleri kapsar, Vedanta ise evrenseldir ve her ülke, her kültür, her dinden insan tarafından uygulanabilir ve herkese açıktır.


Fiziki Özellikler

Hindistan Güneydoğu Asya’da üçgen şeklinde geniş bir alana yayılmış bir yarı-kıtadır. Kuzeyinde uzun Himalayalar'a güneyinde de Hint Okyanusu'na doğru uzanır. Kuzeybatısında Pakistan, kuzeyde Çin, Nepal ve Bhutan, doğusunda da Bangladeş ve  Myanmar yer alır. Güneydeki Sri Lanka Adası göz damlasını andırır. Hindistan 29 eyalet ile yap-boz tahtasını andırır ve aklınıza gelebilecek hemen her yeryüzü şeklini içerir. Dağlık alanlar ve doğal parklar eko-turizm ve trekking için renkli olanaklar sunar. En uç kuzey noktadaki Çin’den güney uç noktaya kadar 3200 km’lik bir alanı kapsar. Hindistan toplam 3,287,000 km2’lik bir alana yayılır ve dünyanın yedinci en büyük ülkesidir.


Kültür-Sanat

Hindistan’ın zengin ve benzersiz bir kültürel mirası vardır. Bir yandan istilacılarla göçmenlerin getirdiği yeni adetleri, örfleri, gelenekleri hazmederken, bir yandan da kendi geleneklerini tarih boyunca korumayı başarmış bir ulustur. Birçok kültürel pratik, dil, adet ve anıt da, yüzyıllar süren bu kaynaşmanın örnekleridir. Taj Mahal ya da İslam etkisiyle oluşturulan diğer mimari eserler, Moğol Hanedanlığı'ndan kalmadır.

Hint müziği çok çeşitli formlarda temsil edilir. Klasik müziğin iki temel formu Güney Hindistan’dan “Carnatic” ve kuzeyden “Hindustani”dir. Daha popüler müzik formları da yaygındır, özellikle de film müziği. Bunların dışında, ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen çok zengin bir folk müzik geleneği vardır. Birçok klasik dans türü vardır; Bharatanatyam, Kathakali, Kathak, Kuchipudi, ve Manipuri gibi. Bu danslarda çoğunlukla bir anlatıcı olur ve ruhani, kutsal unsurlardan doğarlar. Hindistan’daki ilk edebiyat gelenekleri, genellikle sözlü edebiyata dönüktür ve zaman içinde yazıya dökülmüştür. Bunların çoğu Vedalar gibi kutsal metinlerle Mahabharata ve Ramayana gibi epik öyküler halindedir. Tamil Nadu’nun Sangam Edebiyatı, Hindistan’ın en eski geleneklerini sembolize eder. Hem Hintçe hem İngilizce yazan birçok modern Hint yazarı vardır. Ülkenin Nobel Edebiyat Ödüllü tek yazarı, Bengalli Rabindranath Tagore’dur. Hindistan, Asya’nın 2. büyük gazete pazarlarıdır. WPT'nin yaptığı araştırma sonucuna göre 2007'de tüm gazetelerin günlük tirajı 90 milyona ulaşıyordu.

Hindistan dünyanın en fazla film çeken ülkesidir. Özellikle ticari Hindu filmlerinin yapıldığı Mumbai’de sinema prodüksiyonları meşhurdur ve çoğunluk burayı Bollywood adıyla tanır. Ayrıca Malayalam, Kannada, Tamil ve Teluga dillerinde de güçlü bir sinema endüstrisi vardır. Hindistan’dan çıkmış beş dünya güzeli bulunmaktadır.


Festivaller

Hindistan sıkça ve haklı olarak birçok dinin ve sayısız dilin ülkesi olarak tanımlandığı gibi festivaller ülkesi olarak da tanımlanabilir. Klasik otoritelerden birisi olan Brittanica Ansiklopedisi, Hindistan'ın tam da layık olduğu şekilde, Hint festivallerini şöyle tanımlar: Dini törenlerin kombinasyonu, yarı ritüel manzaralar, tapınma, dua, kutsal yıkanmalar, geçit töreni (kutsal bir şeyi harekete geçirmek ve onun gücünü belli bir bölgeye yaymak için), müzik, hareket, danslar (ki ritmleri ile yaptırım gücüne sahiptirler), büyü uygulamaları (katılanlar birbirlerine bereketli su ya da Holi Festivali sırasında renkli toz atarlar) yeme, içme, sevişme, fakirleri doyurmaktan ve başka din ve geleneksel aktivitelerden oluşur.

GENEL BİLGİLER

İLETİŞİM

TAKİP ET / PAYLAŞ

Cinius Yayınları NetKitap

Babıali Cad. No. 14 Cağaloğlu 34410 İstanbul, Türkiye

(212) 528 33 14

© 2008 YERKUŞAĞI